Ceza Hukuku

SENET VE İMZA İLE DOLANDIRICILIKTA SAHTECİLİK SUÇU (2026 GÜNCEL REHBER)

Senet ve imza ile dolandırıcılıkta haklarınızı 2026 güncel rehberiyle öğrenin. Kayseri ceza avukatı ve evrakta sahtecilik avukatı Kayseri desteğiyle.
Av. Cemal YILDIRIM & Av. Mücahid İsa DAĞLI
01.07.2026 · Kayseri · 5 dk okuma

Hukuki Destek mi Arıyorsunuz?

Ceza Hukuku alanındaki dosyanız için ön değerlendirme alın.

SENET VE İMZA İLE DOLANDIRICILIKTA SAHTECİLİK SUÇU (2026 GÜNCEL REHBER)


Bir sabah e-Devlet üzerinden hakkınızda icra takibi başlatıldığını öğrendiğinizi düşünün. Dosyaya baktığınızda, daha önce hiç imzalamadığınız bir senedin tahsil edilmeye çalışıldığını fark ediyorsunuz. Üstelik senette size ait olduğu iddia edilen bir imza bulunuyor. Bu durumda birçok kişi “İmzam taklit edilmiş ama bunu nasıl ispat edeceğim?” sorusuyla karşı karşıya kalıyor.

Gerçekten de sahte senet ve sahte imza olayları, yalnızca ceza hukukunu değil, aynı zamanda icra hukuku ve tazminat hukukunu da ilgilendiren ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Özellikle Kayseri’de ticaretin yoğun olduğu Melikgazi, Kocasinan, Develi ve Yahyalı gibi ilçelerde vadeli satışlar ve senet kullanımı yaygın olduğundan bu tür uyuşmazlıklara uygulamada sık rastlanmaktadır.

SENETTE SAHTECİLİK HANGİ SUÇLARI OLUŞTURABİLİR?

Her sahte senet olayı yalnızca tek bir suç anlamına gelmez. Olayın nasıl gerçekleştiğine göre birden fazla suç aynı anda oluşabilir.

En sık karşılaşılan suçlar şunlardır:

Bu nedenle soruşturma sırasında yalnızca senedin sahte olup olmadığı değil, senedin hangi amaçla kullanıldığı da araştırılır.

RESMÎ BELGEDE VE ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Türk Ceza Kanunu bu konuda önemli bir ayrım yapmaktadır.


RESMÎ BELGEDE SAHTECİLİK (TCK m.204)

Devlet tarafından düzenlenen veya kamu görevlisinin yetkisi kapsamında oluşturulan belgelerde sahtecilik yapılması durumunda Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesi uygulanır.

Örneğin;

bu kapsama girebilir.

Bu suçun yaptırımı, özel belgede sahteciliğe göre daha ağırdır.


ÖZEL BELGEDE SAHTECİLİK (TCK m.207)

Kişiler arasında düzenlenen senetler, sözleşmeler, taahhütnameler ve benzeri belgeler ise çoğunlukla özel belge niteliğindedir.

Uygulamada;

çoğunlukla TCK’nın 207. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.

Ancak her olayın kendi özelliklerine göre hukuki nitelendirme değişebilir.

KAMBİYO SENETLERİNDE (BONO, ÇEK, POLİÇE) DURUM FARKLIDIR

Burada uygulamada çok az bilinen, ancak sonucu doğrudan etkileyen önemli bir istisna vardır. Bono (emre yazılı senet), çek ve poliçe gibi kambiyo senetleri özel belge niteliğinde olmasına rağmen, bunlarda yapılan sahtecilik bakımından kanun gereği resmî belgede sahtecilik hükümleri uygulanır ve ceza buna göre, yani daha ağır şekilde belirlenir.

Bu nedenle sıradan bir borç senedinde yapılan sahtecilik ile usulüne uygun düzenlenmiş bir bono veya çek üzerinde yapılan sahtecilik, ceza bakımından aynı ağırlıkta değerlendirilmez. İkincisi çok daha ağır sonuçlar doğurabilir.

Ancak bu ağırlaştırma, senedin kambiyo senedi vasfını taşımasına bağlıdır. Zorunlu unsurları taşımayan ve kambiyo vasfı bulunmayan adi senetlerde ise özel belgede sahtecilik hükümleri uygulanmaya devam eder.

BOŞ İMZALI (AÇIK) SENEDİN SONRADAN DOLDURULMASI

Uygulamada en sık karşılaşılan durumlardan biri, güven ilişkisi nedeniyle boş veya eksik doldurulmuş bir kâğıdın imzalanması ve bu kâğıdın sonradan anlaşmaya aykırı şekilde doldurulmasıdır.

Bu durum, çoğu zaman imzanın taklit edildiği klasik sahtecilikten farklı olarak, “açığa imzanın kötüye kullanılması” (TCK m.209) suçunu gündeme getirebilir. Bu suç, imzanın gerçek olduğu ancak içeriğin anlaşmaya aykırı doldurulduğu hallerde söz konusu olur ve kural olarak şikâyete bağlıdır.

Bu nedenle “imza bana ait, ama bu rakamı/içeriği ben yazmadım” denilen olaylarda hukuki nitelendirme dikkatle yapılmalıdır. Olayın özelliğine göre açığa imzanın kötüye kullanılması, özel belgede sahtecilik veya güveni kötüye kullanma suçları değerlendirilebilir.

SENETTE SAHTE İMZA VE TAHRİFAT NASIL ANLAŞILIR?

Sahtecilik yalnızca başkasının imzasını taklit etmekten ibaret değildir.

Uygulamada şu yöntemlerle de sahtecilik yapılabilmektedir:

Örneğin 50.000 TL olarak düzenlenen bir senedin sonradan 500.000 TL’ye çevrilmesi veya vade tarihinin değiştirilmesi de sahtecilik kapsamında değerlendirilebilir.

İMZA İNCELEMESİ NASIL YAPILIR?

Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri de budur.

Mahkeme veya Cumhuriyet Savcılığı gerekli gördüğünde dosya bilirkişiye gönderilir.

İnceleme sırasında;

karşılaştırılır.

Gerek görülmesi hâlinde kriminal inceleme yapılabilir.

Ancak yalnızca bilirkişi raporuna bakılarak karar verilmez. Tanık anlatımları, banka hareketleri, yazışmalar ve diğer deliller birlikte değerlendirilir.

SAHTE SENET KULLANILARAK DOLANDIRICILIK YAPILIRSA NE OLUR?

Bazı olaylarda kişi yalnızca sahte senet düzenlemekle kalmaz.

Bu sahte senedi;

Bu durumda yalnızca sahtecilik suçu değil, dolandırıcılık veya şartları oluşmuşsa nitelikli dolandırıcılık suçu da gündeme gelebilir.

Başka bir ifadeyle aynı olay nedeniyle birden fazla suçtan soruşturma yürütülmesi mümkündür.

SAHTE SENETLE İCRA TAKİBİ BAŞLATILDIYSA NE YAPILMALIDIR?

En büyük hata, “Nasıl olsa sahte olduğu anlaşılır.” düşüncesiyle hiçbir işlem yapmamaktır.

İcra takibine süresi içinde itiraz edilmemesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Bunun yanında olayın özelliklerine göre;

gündeme gelebilir.

Bu süreçte ceza soruşturması ile hukuk davası birbirinden bağımsız şekilde ilerleyebilir.

MENFİ TESPİT DAVASI İLE CEZA DAVASI BİRLİKTE AÇILABİLİR Mİ?

Evet.

Bu iki dava farklı amaçlara hizmet eder.

Ceza davasında amaç, sahtecilik veya dolandırıcılık suçunun işlenip işlenmediğinin belirlenmesidir.

Menfi tespit davasında ise kişinin gerçekten borçlu olup olmadığı araştırılır.

Dolayısıyla bir kişi hem savcılığa suç duyurusunda bulunabilir hem de icra dosyasına karşı menfi tespit davası açabilir.

Özellikle icra tehdidi altında bulunan kişiler açısından bu davalar büyük önem taşımaktadır.

MAĞDUR DELİL OLARAK NELERİ SAKLAMALIDIR?

Birçok dosyada en önemli hata delillerin zamanında toplanmamasıdır.

Şu belgeler büyük önem taşıyabilir:

Belgeler üzerinde sonradan değişiklik yapılmaması ve mümkün olduğunca orijinal hâllerinin korunması önemlidir.

KAYSERİ’DE BU TÜR DOSYALARDA EN ÇOK KARŞILAŞILAN DURUM NEDİR?

Uygulamada özellikle ticari ilişkilerde güven nedeniyle boş imzalı kâğıt verilmesi veya eksik doldurulmuş senetlerin sonradan değiştirilmesi önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.

Örneğin Melikgazi’de faaliyet gösteren bir işletme sahibi, mal alışverişi sırasında güven ilişkisi nedeniyle imzaladığı boş senedin sonradan farklı bir miktarla doldurulduğunu iddia edebilir. Benzer şekilde Kocasinan veya Develi’de yapılan ticari işlemlerde de senetlerin sonradan değiştirilmesi iddialarıyla karşılaşılabilmektedir.

Bu nedenle senetlerin eksiksiz doldurulmadan imzalanmaması ve mümkün olduğunca teslim anına ilişkin kayıt oluşturulması büyük önem taşır.

UYGULAMADA EN SIK YAPILAN HATALAR

Sahte senet ve imza dosyalarında hak kaybı çoğu zaman olayın kendisinden değil, ilk adımların yanlış atılmasından doğar. En sık karşılaşılan hatalar şunlardır:

“Nasılsa sahte olduğu anlaşılır” deyip itiraz etmemek. En tehlikeli hatadır. İcra takibine süresinde itiraz edilmezse, senet sahte olsa bile takip kesinleşebilir ve ciddi hak kaybı doğabilir.

Boş veya eksik senet imzalamak. Güven ilişkisine dayanarak boş kâğıt imzalamak, sonradan içeriğin değiştirilmesine zemin hazırlar. Senetler eksiksiz doldurulmadan imzalanmamalıdır.

Delilleri zamanında toplamamak. İcra dosyası örnekleri, tebligatlar, yazışmalar ve banka kayıtları gecikmeden toplanmalı; belgeler orijinal hâliyle korunmalıdır.

Yalnızca ceza ya da yalnızca hukuk yoluna başvurmak. Ceza soruşturması (sahtecilik) ile menfi tespit davası farklı amaçlara hizmet eder ve çoğu olayda birlikte yürütülmelidir. Yalnızca birine başvurmak çoğu zaman yeterli olmaz.

Sadece bilirkişi raporuna güvenmek. İmza incelemesi önemli bir delildir ama tek başına sonucu belirlemez. Tanık, banka hareketleri ve diğer deliller de süreç boyunca korunmalıdır.

SIK SORULAN SORULAR

Bana ait olmayan imza nedeniyle icra takibi başladıysa borcu ödemek zorunda mıyım?

Hayır. Ancak süresi içinde gerekli hukuki işlemlerin yapılması gerekir. Hak kaybı yaşanmaması için dosyanın gecikmeden incelenmesi önemlidir.

Bilirkişi imzanın bana ait olmadığını söylerse dava kesin kazanılır mı?

Bilirkişi raporu önemli bir delildir ancak mahkeme bütün delilleri birlikte değerlendirerek karar verir.

Boş imzaladığım senedin sonradan doldurulması da suç oluşturur mu?

Olayın özelliklerine göre özel belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma veya başka suçlar gündeme gelebilir. Her dosya kendi delillerine göre değerlendirilir.

Sahte senet nedeniyle hem ceza davası hem menfi tespit davası açabilir miyim?

Evet. Bu iki süreç farklı hukuki amaçlara hizmet ettiğinden çoğu olayda birlikte yürütülebilir.

İmza bana benziyor ama ben atmadım. Bu ispatlanabilir mi?

Evet. Kriminal inceleme, bilirkişi raporu ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek imzanın gerçek sahibi tespit edilmeye çalışılır.

SONUÇ

Sahte senet ve sahte imza iddialarında yapılacak ilk işlemler, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir. Özellikle icra takibi başlatılmışsa sürelerin kaçırılmaması, delillerin korunması ve ceza ile hukuk yollarının birlikte değerlendirilmesi büyük önem taşır. Erken hareket etmek, sonradan telafisi güç hak kayıplarının önüne geçebilir. Bu nedenle somut olayın özelliklerine göre hukuki destek alınması, sürecin doğru yönetilmesini sağlayacaktır.

⸻

Bu içerik Av. Cemal YILDIRIM ve Av. Mücahid İsa Dağlı (YD Hukuk ve Danışmanlık – Kayseri) tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her olayın kendine özgü koşulları vardır; kesin değerlendirme için bir avukata danışınız.

YASAL UYARI

Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir, hukuki tavsiye değildir.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut olayınız için bir avukata danışınız.
✆