KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU NEDİR? ARABADAN İNDİRMEMEK VEYA EVDEN ÇIKARMAMAK SUÇ SAYILIR MI? (2026 GÜNCEL REHBER)
“Arabaya kendi isteğimle bindim ama inmek istediğimde kapıları kilitledi ve beni bırakmadı.”
Uygulamada birçok kişi, bir yere kendi rızasıyla gitmiş olmasının bu suçun oluşmasını engellediğini düşünmektedir. Oysa önemli olan başlangıçtaki rıza değil, kişinin gitmek istediği yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün hukuka aykırı şekilde engellenmesidir. Bu nedenle bazen birkaç dakikalık alıkoyma bile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturabilir.
Kayseri’de de özellikle aile içi tartışmalar, sevgililer arasındaki anlaşmazlıklar veya alacak verecek meseleleri sırasında “Arabadan indirmedi.”, “Kapıyı kilitledi.”, “Evden çıkmama izin vermedi.” şeklindeki iddialarla Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan başvurulara sık rastlanmaktadır.
KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU NEDİR?
Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesine göre, bir kimsenin hukuka aykırı şekilde bir yere gitme veya bulunduğu yerden ayrılma özgürlüğünün engellenmesi bu suçu oluşturabilir.
Burada korunan hukuki değer, kişinin hareket özgürlüğüdür.
Bu nedenle mağdurun mutlaka bir odaya bağlanması veya saatlerce tutulması gerekmez.
Kişinin gitmek istediği yere gitmesine veya bulunduğu yerden ayrılmasına hukuka aykırı şekilde engel olunması yeterli olabilir.
SUÇUN OLUŞMASI İÇİN SÜRENİN UZUN OLMASI GEREKİR Mİ?
Hayır.
Kanunda belirli bir süre şartı bulunmamaktadır.
Bazı olaylarda mağdurun özgürlüğünün birkaç dakika süreyle dahi hukuka aykırı şekilde kısıtlanması suçun oluşması bakımından yeterli görülebilir.
Elbette her olayın koşulları ayrı ayrı değerlendirilir.
ARABAYA KENDİ RIZASIYLA BİNEN KİŞİNİN İNDİRİLMEMESİ SUÇ OLUŞTURUR MU?
Oluşturabilir.
Uygulamada en sık karşılaşılan örneklerden biri budur.
Kişi başlangıçta kendi isteğiyle araca binmiş olabilir.
Ancak daha sonra;
- “İnmek istiyorum.” demesine rağmen kapılar kilitleniyorsa,
- Araç durdurulmuyorsa,
- Gitmek istemediği yere zorla götürülüyorsa,
- Tehdit veya cebir kullanılarak araçta tutuluyorsa,
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu gündeme gelebilir.
Başlangıçta verilen rıza, sonradan geri alınabilir.
EVE KENDİ RIZASIYLA GİRDİKTEN SONRA ÇIKMASINA İZİN VERİLMEZSE NE OLUR?
Bu da uygulamada sık karşılaşılan olaylardan biridir.
Örneğin kişi arkadaşının, eşinin veya tanıdığının evine kendi isteğiyle gitmiş olabilir.
Ancak çıkmak istediğinde;
- Kapının kilitlenmesi,
- Anahtarın saklanması,
- Fiziksel güç kullanılması,
- Tehdit edilmesi,
- Kapının önünün tutulması
nedeniyle evden ayrılmasına izin verilmemesi hâlinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşabilir.
Önemli olan, mağdurun artık ayrılmak istemesine rağmen buna hukuka aykırı şekilde engel olunmasıdır.
CEBİR, TEHDİT VEYA HİLE KULLANILIRSA CEZA ARTAR MI?
Evet.
Kanuna göre suç;
- Cebir (fiziksel güç),
- Tehdit,
- Hile
kullanılarak işlenirse daha ağır ceza öngörülmektedir.
Örneğin “İnmek istersen seni öldürürüm.” şeklindeki tehditlerle kişinin araçtan çıkmasının engellenmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
HANGİ DURUMLARDA CEZA DAHA DA AĞIRLAŞIR?
Türk Ceza Kanunu’nun 109. maddesinde bazı nitelikli hâller düzenlenmiştir.
Suçun;
- Silahla,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Eşe veya boşanılan eşe karşı,
- Çocuğa karşı,
- Kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
- Kamu görevinin sağladığı nüfuz kullanılarak
işlenmesi hâlinde verilecek ceza artırılmaktadır.
Ayrıca suçun cinsel amaçla işlenmesi durumunda da kanun daha ağır yaptırım öngörmektedir.
YARALAMA DA VARSA NE OLUR?
Bazı olaylarda mağdur yalnızca alıkonulmamakta, aynı zamanda darbedilmektedir.
Bu durumda yalnızca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu değil, olayın özelliklerine göre ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler de uygulanabilir.
Yani fail tek bir suçtan değil, birden fazla suçtan sorumlu tutulabilir.
ŞİKÂYET SÜRECİ NASIL İŞLER?
Mağdur Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine başvurabilir.
Başvuru sırasında olayın ayrıntılı şekilde anlatılması büyük önem taşır.
Özellikle;
- Kamera kayıtları,
- Araç içi görüntüler,
- Telefon konum kayıtları,
- WhatsApp yazışmaları,
- Tanık anlatımları,
- Darp raporları,
- Acil çağrı kayıtları
soruşturmanın aydınlatılmasına katkı sağlayabilir.
KAYSERİ’DE UYGULAMADA EN ÇOK KARŞILAŞILAN DURUM NEDİR?
Kayseri’de özellikle aile içi anlaşmazlıklar, sevgililer arasındaki tartışmalar ve alacak verecek meselelerinde bu suç iddiasıyla karşılaşılmaktadır.
Örneğin Melikgazi’de yaşanan bir olayda taraflardan biri, konuşmak amacıyla otomobile bindiğini ancak daha sonra inmek istemesine rağmen aracın durdurulmadığını iddia edebilir. Benzer şekilde Kocasinan’da meydana gelen başka bir olayda kişi, arkadaşının evine kendi rızasıyla girdiğini fakat ayrılmak istediğinde kapının kilitlenerek çıkmasına izin verilmediğini ileri sürebilir.
Bu tür olaylarda başlangıçta rızanın bulunması tek başına suçun oluşmasını engellemez. Önemli olan, mağdurun daha sonra özgür iradesiyle ayrılmak istemesine rağmen buna hukuka aykırı şekilde engel olunup olunmadığıdır.
UYGULAMADA EN SIK YAPILAN HATALAR
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda tarafların en sık yaptığı hatalar şunlardır:
“Kendi isteğiyle geldi, suç oluşmaz.” düşüncesi. Başlangıçta verilen rıza, kişinin sonradan ayrılma iradesini ortadan kaldırmaz.
Olayın kısa sürmesini önemsiz görmek. Suçun oluşması için saatlerce alıkoyma şart değildir. Bazı olaylarda kısa süreli alıkoyma da yeterli olabilir.
Delilleri toplamamak. Kamera kayıtları, telefon konum bilgileri, araç içi görüntüler ve mesajlar gecikmeden korunmalıdır.
Yaralama suçunu ayrı değerlendirmemek. Alıkoyma sırasında darp gerçekleşmişse ayrıca kasten yaralama hükümleri de gündeme gelebilir.
Tanıkların kimliklerini bildirmemek. Olay sırasında bulunan kişilerin beyanları soruşturma açısından önemli deliller arasında yer alabilir.
SIK SORULAN SORULAR
Arabaya kendi isteğimle bindim. Sonradan inmek istememe rağmen bırakılmadım. Suç oluşur mu?
Olayın özelliklerine göre evet. Başlangıçta rızayla araca binilmiş olması, sonradan ayrılma özgürlüğünün hukuka aykırı şekilde engellenmesini meşru hâle getirmez.
Eve kendi isteğimle girdim. Çıkmak isteyince kapıyı kilitlediler. Bu suç sayılır mı?
Şartları oluştuğu takdirde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu gündeme gelebilir.
Kısa süre alıkonulmak da suç oluşturur mu?
Kanunda belirli bir süre öngörülmemiştir. Somut olayın özelliklerine göre kısa süreli alıkoymalar da suç kapsamında değerlendirilebilir.
Alıkoyma sırasında darp edildim. Tek suç mu oluşur?
Hayır. Olayın özelliklerine göre hem kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hem de kasten yaralama suçları birlikte değerlendirilebilir.
Şikâyet için hangi deliller önemlidir?
Kamera kayıtları, mesajlar, telefon konum bilgileri, tanık anlatımları ve sağlık raporları soruşturma açısından önemli deliller arasında yer alabilir.
SONUÇ
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda en önemli nokta, mağdurun hareket özgürlüğünün hukuka aykırı şekilde kısıtlanıp kısıtlanmadığıdır. Başlangıçta araca binilmiş veya bir eve girilmiş olması tek başına hukuki sonucu değiştirmez. Ayrılmak isteyen kişinin cebir, tehdit veya başka yollarla alıkonulması hâlinde ceza sorumluluğu doğabilir. Bu nedenle böyle bir olay yaşayan kişilerin delilleri koruyarak gecikmeden hukuki başvuruda bulunmaları hak kaybını önlemek açısından önemlidir.
⸻
Bu içerik Av. Cemal YILDIRIM ve Av. Mücahid İsa Dağlı (YD Hukuk ve Danışmanlık – Kayseri) tarafından bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her olayın kendine özgü koşulları vardır; kesin değerlendirme için bir avukata danışınız.
YASAL UYARI
Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir, hukuki tavsiye değildir.